Birlik Sağlıyamamak Cinayettir / Perihan Yoğurtçu

0
1.470 views

Ortadoğu’yu demokratikleştirme teorisi gerçekten muhteşem ve insana değer katacak bir teoridir.

Bu kanaat Kur’anî bir algıdır ki Kur’an’ın amacı da güzel ahlakı inşa etmektir.

Lakin bir teorinin pratiğini görmek lazım ki açığa çıksın, fark edilsin ama, önce kendi evinizde, kendi toprağınızda hayat bulması gerek. Eğer bir topluluğu değiştirip dönüştürmeye götürdüyse müspet yönden, işte o zaman fark edilir rol model olur. Ve daha sonra Ortadoğu ve almak isteyen her neresi varsa alır, kendi ülkelerinde uygulamaya koyar.

Kendinde vuku bulmayan bir teori başkasında can bulmaz, kanaat sana aittir zira. Kürtler kendi topraklarının güvenliğini bile henüz sağlayamamışken, coğrafyamızın hali göz önündeyken ‘Ortadoğu’yu demokratikleştireceğız’ söylemi Ortadoğu’nun tüm kiri ve pisliğini Kürtlerin sırtına yüklemek olur ki, Kürtler bu ağır yükün altında kalır ve sadece kara gözlü Kürt çocukları ölür korkusu hasıl olur…!

Ortadoğu’da yaklaşık yüz yıl önce masa başında paylaşılan sınırların yenileme sancıları yaşandığı bir zamandan geçiyoruz. Çekilen bu sınır sancıları Kürtlerin zorla zaptı rapt altına alınan haklarına gebe olduğu ayan beyandır. Kürt coğrafyasında Kürtlerin üstlendikleri öncü rolünü layıkıyla elde etme gücünü versin Allah inşallah. Başarının da başarısızlığın da tarihe not düşüldüğü bilinmelidir kırk milyon Kürt’ü temsil eden Kürt siyasetçi ve STK’larımız tarafından.

Türkiye’de bir anayasa referandumuna gidiliyor. Bu anayasa referandumunun amacı rejimi güçlendirme olduğu çok açık. Kürt siyasi partileri de bu referanduma ister istemez katılmak zorunda, ancak Kürtlerin bu süreçte yürütecekleri çalışmaları Kürt birliğinin inşasına fırsat vermeli. Ulusal bir duruşla halkın yüreğine birlik tohumunu ekmeli. Tıpkı Kobane’de yaşanan heyecana benzer, kurumuş bir ağacın tekrar kökünden yeşeren dalları gibi cana can katsın yaşamlar canlansın diye.

Elbette ki, her kurum inandığı ilkeler bazında siyaset yapacaktır, fakat kendi milletinin menfaatini göz ardı etmeden temel haklarda birleşmek zorundadır. Siyasetçi ve aydınlarımız.

Kürdistan’ın çatısı altında bir milletin fertleri olarak hüzünde ve sevinçte bir olmaya, birlikte olmaya devam etmeli, eşitliği perçinleştirmeli, acılar ve sevinçleri beraber hissetmeli. Millet olmanın gereği budur çünkü.

Kaygı verici bir dönemdeyiz. Kürt varlığı yok sayılıyor, altı milyonun iradesi esir alınmış, bir cezaevine tıkılıp bir salıveriliyor, vekiller üzerinden Kürt halkıyla adeta alay edilip hakaret ediliyor. Köylerimiz şehirlerimiz abluka altında, temsilcilerimiz şehirlere, köylere sokulmuyor. Kürtlere kendi topraklarında kendini yönetme hakkı tanımayı bırak, bunun sözünün edilmesine bile tahammül yok.

Tüm bu sorunlar orta yerde duruyorken Kürtlerin kendi içlerinde birlik sağlayamayışları cinayettir. Halkımıza yazık, milletimize günah! Derin bir sarmala dönüşen birlik olmama sorunu bir an öce çözülmeli, zira bu sarmaldan kurturulamadığı sürece her daim egemenlerin brakujî politikasını devreye koyacağı bilinmelidir ve bunun sorumlusu da Kürtler adına siyaset yapanlar olacaktır.

Kürtlerin, stratejik hedefleri ve ulusal ortak bir güç oluşturacak projesi olmalı. Alınan kararlar halka yansıtılmalı, çünkü halkımızın morale ihtiyacı olduğu unutulmamalı…

Yediden yetmişe politikleşmiş bir halka rağmen bir türlü kendi içinde birlik sağlanmıyorsa biraz durup düşünmeli…

Kürtler dün ya da bugün siyasete başlamadı. Yılların birikimi var. Kürt coğrafyası parti mezarlığına dönüştürülmüş, hiçbir şekilde ittifak yok! Halkın hak temelinde birliği yok! O zaman ne için yola çıktınız, ne için siyaset yapılıyor? Sayısızca parti var, tekrar bir parti kurulacağı düşüncesi olduğunu okuyor duyuyoruz. Oysa tekrar parti kurulacağına birleşme yolunu seçip güçlendirmeye gidilse daha doğru olmaz mı?

Ve Kürt kadınları…Kürt kadınlarının özgürlüğe olan sevdası sevgiliye olan hasrete benzer. Nam salan bir mücadele içerisindedirler. Dört parçadaki Kürt kadını Kürt ulusal birliğini sağlama misyonunu da kendine dert edinmeli. Bir araya gelip, birliğe giden yolu açalım diyorum, edi bes diyorum, ne dersiniz? Zira birlik demek güç demek. Birlik demek kanın durması demek. Birlik demek barış demek. Birlik demek bir halkın zamansız ölen evlatlarının ömrünü uzatmak demek. Birlik, barış ve kadının özgürlüğe giden yolu demektir.

PERİHAN YOĞURTÇU

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments