Cami Kadının ve Erkeğin Birlikte Fikir Üreten Alan Olmalıydı / Perihan Yoğurtçu

0
532 views

İslam Kültüründe cami önemli bir yere sahiptir. İnanları bir araya toplayan, onları birbirinden haberdar eden bir kurumdur. Muhammed (s.a.v) dönemin de cami müslümanlar için büyük bir önem arz ediyordu, çünkü bu mekanizma sosyal ve siyasal hareketliliğin de yeri ve alanıydı. sosyal ve siyasal bir eğitim mekânı olduğunu Suffe mektebi örneğin’de görmekteyiz. Hz peygamber bu mektebte kadın ve erkek ayrımı yapmadan toplumun dizaynı buradan sağladığını görmekteyiz. Cami, işlevselliği itibarıyla da (toplayan bir araya getiren) Müslümanların ibadet gayesiyle toplandıkları alan olması nedeniyle toplumsal ihtiyaçlarının da görüşüldüğü ve kararların alındığı bir mekanizma olmuştur. Hz Muhammed (s.a.v) camiye genç, yaşlı, kadın ve erkek ayrımı yapmadan bir bütün Müslümanları camiye gelmelerini isterdi, çünkü amaç ilahi ilkeleri inşa etmekti . Muhammet s.a.v . Medine’ye ayak basar basmaz mescit inşa etmesi, İslam’ın kurumsallaşması için camiden başlandığına işaret etmektedir. Allah’ın, oku’(ikra) emrini hayatın her alanına inşasını sağlarsa ancak toplumun sorgulayıcı olacağını biliyor ve bu minvalde Kuran’ın ilkelerinin sistemini oluşturuyordu. Ancak günümüzde camilerin durumu bu misyon’dan fersah, fersah uzak olduğu, iç acıtan bir halde ve sadece bir turizm mekânını andırıyor. Cami cemaatin safları iki elin parmaklarını geçmemektedir. Hz Muhammed’in kurduğu camilerin misyonu böyle değildi. Muhammed (s.a.v) kadın, yaşlı, genç ve çocuk ayrımı yapmadan safları sıklaştırıyordu. Peygamberin inşa ettiği camiler kurumsallaştırılarak bireysel ve sosyal pek çok ihtiyacın merkezi halini almış iken. Günümüz de camilerin vakit namazları dışında kapıları kapalıdır. Elbette, eksik olan bir tek camilerin kapalı olması değildir. Cami, sadece erkek cemaate açıkmış gibi neredeyse Kadınların camiye gitmesini ayıplanacak bir algı oluşturuldu Allah’ın ayetine rağmen! (Cuma_9) Oysa Allah Vahyin de ey insan diye hitap eder muhatabına Allah’ın hitab ettği insan kim? Yoksa ataerkil anlayışın da sadece erkek mi insan ? kadını insanlıktan ferakat mı etirdi bu anlayış? Halbuki Hz Muhammed cemaattin de ayrım yapmamış, bilakis kadını camiye teşvik etme çabası olduğu görülürmektedir. HZ Peygamber çocuklu kadınların olduğu zamanlarda namazları kısa kesmesi bunun bir göstergesidir. Bunun yanı sıra suffe mektebinde Hz Muhammed kadınlara özel bir ders alanı açarak onlara dersler tertip ederdi. Fakat ne acıdır ki İslâm peygamberinin gösterdiği çabanın tam aksini görmekteyiz zamanımız da, kadının camide uzak kalması için yoğun çaba olduğu sır değil. Bu anlayışın Kuran’ın ve onun peygamberin uygulamasıyla yakından uzaktan alakası yok tamamen geleneksel ve doğru olmayan zorlama yorumlardan kaynaklanmaktadır. Kadınların camiden uzak kalmaları kadınların yararına olmamıştır aksine kadınları sosyal hayatan soyutlama yolunu açmıştır. Kadının cami’den uzak kalması kadına bedeli ağır olmuş, toplumun değişim ve dönüşümünde fikir üretmede eksik, ve söz sahibi olamamıştır. Dolayısıyla kadından olan, kadının evladı, kadına fikir satarak kadına efendilik yapmaya başlamıştır. Hz Muhammed camiye bu denli kıymet verdiği, bu denli bir misyon biçtiği halde günümüzde camilerin durumu can çekişiyor. Hz Muhammed’in kurduğu camilerin misyonu bu değildi. Kadın, yaşlı, genç ve çocuk ayrımı yapmadan safları sıklaştırmak isteyen bir peygamberin ümmetinden, kadın, genç ve cocukları camiden kovan bir ümmet profili, Kadını tarlada evde ve kendilerinin yetişmediği, gücünün yetmediği bir çok alanlarda fitne olduğu aklının ucundan geçirmezler. Fakat Kadının camide görülmesi fitneye mahal verdiğini akıllarına geliveriyor ne hikmetse? İslam’ın emrine aykırı olduğu yaygarasıyla zorlama yorumlarla kadını camiden soyutlamanın yollarını aramaya girilmiştir dün de, bu gün de. Allah’a iftiradan çekinmeden, korkmadan. Meryem’i mabedine kabul eden Allah, kadını camiye çağıran bir Resul (s.a.v) ve kadını camiden uzaklaştıran bir ümmet. Kadının bu kutsal ve nezih mekandan uzaklaştırılması, camilerin boşalmasına ve dolayısıyla safların seyrekleşmesine neden olmuştur. Zira anne gitmez ise, evlat da gitmez oldu. Çocukken camiden uzaklaştırılan küçücük dimağlar gençken niye gitsin ki kovulduğu bir kapıdan? Oysaki, anne çocukların ilk öğretmenidir, kadın ve erkek birbirleri’nin libası ve tamamlayanıdır. Kadın ahlak üzerine inşa olursa, topluma ahlak inşa eder. Kuran okulunda kendini yetiştirip değiştiren bir kadının bilgi birikimi ailenin bilgi birikimi, kadının fikri ailede de fikir olurdu… İslam Kültürün de bu denli öneme sahip olan camilerimizi pasif halinden alıp aktifleştirilmek için inanan kadın ve erkekler bir bütün tekrar camilerimizi Allah’ın ilkelerinin temelinde Hz Muhammedin dönemin’deki aktifliğine kavuşturmamız lazım. İslami sivil kurumlar önce kendillerinden başlamalı Allah’ın vahyin ışığında kurumları dizayn etmeleri ve daha sonra da bu kurumların eliyle camilerin tekrar bir suffe mektebi gibi ilim irfan merkez noktasına gidilmeli.Duasıyla.

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments