Dünyayı da Ahireti de Kadına Dar Ettiler/ Perihan Yoğurtçu

0
1.596 views
Kur’an da kadın konusunda müslüman ilim adamlarının arasında birbirine zıt iki ayrı eğilim var. Üçüncü bir algı da İslam karşıtı görüşler. Müslüman olan birisi kadını en üst mertebeye koyan bir tutum sergiler, diğer anlayışda ise kadını ikinci sınıf oluşu, erkeğin ihtiyacı ve malıymış düşüncesi hasıldır. Üçüncü anlayışın görüşü de kendinden başka herkesi köle sanır. Kendi mahallesindeki kadının içler acısı durumunu görmez, beri mahalledeki kadının özgürleştirme çabasını vermeye çalışır. İslam’ın kadını küçümsediğini zannedip değer vermediğini düşünür. O nedenle kadını İslam’dan kurtarıp özgürlüğüne kavuşturması gerekir (ona göre). Eril anlayış Kur’an da kadına yer bulma telaşesinden helak düştü adeta. Kur’an’ın ilkelerini toplumsallaştıracaklarına, Allah’ın vahyini sosyal hayatın her katmanına zerk edeceklerine; inanmanın gereği olan tebliğ yapmak yerine kadına yer aramanın derdine düşünce, zaman bulup Kur’an’ın asıl amacı olan adaletin, özgürlüğün, insan haklarının Allah’ın ayeti olduğunu anlatamadılar! Oysaki İslam’da kadının yeri erkeğin yeri kadardır. İslam insanı baz alır… Asıl olan imandır. Erkek kadın ayırımı yapmadan inanan erkek ve inanan kadın diye hitap eder, Allah vahyinde. Üstünlük algısı bir güç biçimidir. Erk, üstünlüğünü daimileştirmek için karşıt bir düşman üretmesi lazım ki, kendini var etsin. Bu anlayış din, ideoloji fark ettirmeden böyle süregelmiştir. Örnek; İslam dininde kullar arasında ayırım yapılmadığı halde gücü kendinde tutma düşüncesine sahip olanlar, Allah’ın adına karar vererek kadını ikinci sınıf kulmuş gibi, karar merci yetkisini kendilerinde bulmuştur. Bu sebeple dünyayı da ahireti de kadına dar etmiştir güce tapan anlayış. Kur’anı Kerim’de ayet şöyle geçer ( Nisa-1) ‘’Sizi bir tek canlıdan yaratan, on(un özünden maddesin) den de eşini var eden ve her ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Kendisi adına (yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının! Şüphesiz ki Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” Ayetten anlaşıldığı üzere Allah’ın kulları arasında ayırım yapmadığı açıkça görülmektedir. Kul İblis’i bu kadar taklit eder mi? Allah’ın vahyini göz ardı ederek ayeti tamamen kendi nefsine göre yorumlamak, insan cinsinin bir unsurunu diğer bir cinsin emrine sunmak ve kadını erkeğe bu denli itaat ettirmek merakı niye? Bütün bu cüreti, hayatın her alanının eril anlayışa göre dizaynından ve kültürün kutsadığı ataerkil algısından mı? Günahtır! Bu noktada şu gerçeği dillendirmeden geçmemek lazım: Bütün bu hegemonyanın yalnızca erkeğin suçu olduğu söylenemez. Eğer kadın haksızlığa karşı en ufak bir çaba içerisine girmemiş, bir uğraş vermemiş, dayatılan tüm haksızlıkları içselleştirmişse elbette ki, ataerkil anlayış boş bırakılan bu alanı sahiplenecek ve kadına yer tayin etme hakkını da kendinde böylece bulacaktır, hiç Allah’tan korkmadan. ‘’Kur’an öyle bir okuldur ki insan ömrü sürdükçe kapısı açık olan bir üniversitedir. Allah kulunu kategorize etmeden öğüt verir.’’ Kategorize alışkanlığı Allah’tan rol çalanlara aittir ve ola gelen bir düşüncedir. Bu algı kültürleştirildi, kutsandı ve din haline getirildi. Egoları uğruna Kur’anı yorumlamada bu kadar tahribe uğratmaları..iğne ucu kadar vicdan sızlıyor mu, yahut bir pişmanlık hissi var mı bilinmez ancak elbette ki, bütün bu tahribatın hesabını Ruz-i Mahşer’de vereceklerdir inşallah! İslam dünyası da dâhil olmak üzere, dünyanın her yerinde kadınlara yönelik olumsuz yaklaşımların, Kur’ân ve Sünnet çizgisine ters düşmesine rağmen, İslam toplumunda meydana gelen bu olumsuz davranışların dinden kaynaklandığı imajı verilmesinin iyi niyet olduğu söylenemez. Kadına yapılan her türlü ayrımcılık, onu aşağılayan sözlü ve fiili davranışlar cahiliye bir anlayıştır. Cahiliye anlayışı her tarihte varolan bir davranıştır. Alemlerin sahibi olan Allah, ayetinde ayırım yapmadığını gece ve gündüz gibi ortaya koymaktadır. Şöyle der vahiyinde Allah: ‘’Kadınlar konusunda durmadan senden fetva istiyorlar. De ki, kadınlar konusunda ne denilecekse Allah diyecektir’’ – 32-34- Nisa süresi Müslüman kadının yaşadığı bu içler acısı handikaptan acilen kurtulması, zihin ve fikir dünyasına format atması elzemdir. Zihnindeki ön yargı duvarını yıkmayan bir nefis (birey), Kur’an denizinde yüzmenin tadına varamaz. Ön yargıyı bertaraf etmediği sürece, Kur’an çeşmesinden kana kana su içip yürek aydınlığına ulaşamaz. Zira yürek perdesi kapalıdır, ışığın yüreğe sızması imkansızdır. Perdeyi kaldırmadıkça Kur’an, deryasında sana yer açmaz. Bir damlacık suyu korur da tattıramaz. Allah’ın vahyine uygun bir biçimde ve kadınları kadın kimliğinden soyutlamadan bir ömür Kur’an’a talebe olup değişim ve dönüşümün yolunda yürümeli kadınlar! Kur’an’ı Kerim’in eril anlayışın tekelinde olmadığı, âlemlerin sahibi olan Allah’ın kadının da erkeğin de Rabbi olduğunu açığa çıkarma tavrını sergilemeli inanan kadınlar. Kur’an’ın evrenselliğini bir anlayış
hapsinden çıkarmalı. Kadın öngörüsünden taviz vermeden, inandığı ilkeler bazında fikir üretmeli. Fikir üretmezse tebliğ yapamaz. Kadının yüzüne kapatılan Kur’anın kapısını gerisin geriye ardına kadar açmalı ve ayet yeniden tekrar iniyormuş gibi yüreğine aksetmeli. Fikir üreterek ancak onca yerleşik yanlışları bertaraf edebilir. Müslüman kadının verdiği ve vereceği hak ve hakikat çabasının yükü ağırdır elbette. Zira hem kendi mahallesindeki ataerkil anlayışın hem karşıt mahallenin algısını yıkma mücadelesini vermek kolay değildir. Hüznü seçip verilecek olan emeğin sonucunda huzura kavuşmak olacaktır Hak Teala’nın izniyle . Bu bağlamda DİK’in ( Demokratik İslam Kongresi) kadın meclisine çok iş düşüyor. Zira DİK kadın meclisinin yola çıkış amacı, ataerkil anlayışın Allah’tan korkmadan Kur’an’ı Kerim’i yorumlarken Allah’a attığı iftiraları açığa çıkarmak ve yapılan adaletsizliği, ‘’adalet’’ süzgecinden süzmektir. Kör zihniyetlere Allah’ın kadın erkek ayrımı yapmadığını anlatmaktır bütün amacımız, sabırla ve sebatla.!

PERİHAN YOĞURTÇU 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments