DÜNYAYI KADINA DAR ETTİNİZ / Perihan Yogurtcu

0
571 views

İslam dininde  kul (kişi) Allah’ın birliğini kabul ediyorum sözünü verdiği vakitten itibaren,  Allah’ın vahyini hayatının dünyasına almakla yükümlüdür artık.  Ve Bu bağlamda Allah’ın ilkelerini baz alarak kendi dünyasına çekidüzen vermesiyle birlikte yeryüzünde, canlı ve cansızın  huzuru için mücadele edeceğinin sözünü vermiş oluyor Allah’a. Ömrünün bitimine dek. 

Allah’ın  vahyini benimsediği halde, hayatının merkezine alamıyorsa eğer söylem ve eylemiyle çelişmiş olur.   Allah kurân’ın  bir çok yerinde münafıklığın (iki yüzlülüğün) insana yakışır olmadığının işaret etmektedir. 

 İslam ülkelerinin  yaşamsallıklarına baktığımızda  güzel şeyler yazamıyoruz.  Çünkü İslam ülkelerinde fikir de Müslüman lakin eylemde İslam’ın ilkelerini hayatının merkezine almaya  korkan bir Müslümanlık anlayışı hâkimdir. Ve zaten görünen köye  kılavuz istemez ki. İslam ülkelerinin perişanlığı göz önünde.

 Kurân’ın meal ve tefsir  yorumlama biçimine baktığımızda tamamen eril  bir dilin hakim olduğunu görmekteyiz.  

Meal ve tefsiri bu  anlayışla yorumlamalarındaki muratları ne idi bilemiyorum ancak İslam’a hizmet etmediği apaçık. Bir defa İslam’ın özgürlükçü, sorgulayıcı ve itaat anlayışını ret eden algıyı  ters düz edilmiş. İtaatçı ve sorgulamayan bir din anlayışı oluşturulmuştur.  

Şunu buraya not edeyim  bu düşünceyi sadece ben burada yazmıyorum her ağzını açan kur’ân’ın yorumlama anlayışından müzdariptir. Fakat harekete geçme noktasında herkes sus pus. İtaat kültürü iliklere işlemiş zira.  

Meal ve tefsirin yorumlamaların da asırlar öncesinin anlayışıyla bugüne bakılarak şekillenmiştir.  

Hâlbuki zaman değişiyor, insanlar değişiyor, algılar değişiyor. 

Asırlar öncesinin  anlayışıyla  kur’ân’ı  yorumlamak  ne derece doğrudur! 

İnananlar  için bu bir handikaptır, dünün bakış açısıyla bugün yorumlamak.   

Âlimlerin araştırmalarına baktığınızda şunu görmekteyiz: Kendilerinden önceki müfessirlerin yorumları ve bakış açılarını günümüze aktarırken modda mod aktardıklarını görüyoruz. Sanırsınız ki sorunlar aynı, zaman yerinde duruyor, algılar aynı.  Böyle bir şey olabilir mi?  

Bu ciddi bir meseledir. Bu sorun âlimlerin önünde duruyor ve hızla büyümektedir.  Son yıllarda vay efendim çocuklarımız gençlerimiz deist oldu, ateist oluyor feveranlarını görüyor ve biliyoruz. Bu bağlamda Alimlerin bulunduğumuz çağı göz önünde bulundurularak sosyolojisi psikolojisi vs bütün bilim insanlarıyla istişare ederek  dünden bugüne eksikleri tamamlayarak yanlışlardan arındırılarak  bu sorunu bertaraf etmeleri ve bu manada  elini taşın altına koymaları elzem olmuştur. 

Ve en önemlisi Kur’ân’ın üzerinde gölge misali  duran eril üslubun da…! 

 Mesela İslam’da evlenme başlangıcın da erkeğin kadına  vermesi gereken mehir ayeti var, bu ayet ne derece uygulanıyor acaba?   

Aynı tahribatı cuma süresi  için de söyleyebiliriz. 

Kısmen bu algı bertaraf edilmiş görünüyor olsa da, genel anlamda bu anlayış ısrarla sürdürülmektedir. Camilere giriyorsunuz camiler bölümlere ayrılmış  erkeklere ayrılan bölüm caminin tamamı,  klimasından, vantilatörüne her şey son model araçlar kullanılmaktadır. Ama kadınlara ayrılan yer kuytu merdiven altları. .. Neden çünkü kadınlar camiye gidemezmiş. Oysaki ki  Allah ayetin de “Ey insan!” diye  hitap eder. İnsan kim? Kadınlar insan değil mi?  Burada Allah’ın ayetine bir muhalefet anlayışı açığa çıktığının  umurlarında mı? Sanmıyorum! Çünkü abilerin daha başka önemli dertleri var cennete bakire hurilerin hayalindeler.! Kadın ve çocuklarının haklarını koruyan İstanbul sözleşmesinin iptalinin peşindeler. Sapık zihniyetlerin bir tek dertleri var cennette huri. Kul hakkı kimin umurunda! Adamlar bastırılmış duygularını Allah’ın ayetlerini perde ederek gerçekleştirilmeye çalışıyor. Maalesef. 

 Lafı evirip çevirmenin gereği  yoktur, realist olalım. İnandığınız her ne olursa olsun hayata uygulaması yoksa pasifize olmaya & edilmeye mahkûmdur. 

Şunu görmek lazımdır artık.  

Çağımız bilgiye kolay ulaşılabilir bir çağıdır.  

Âlimlerin yükü ağırdır elbette. İmamı azam bu manada otoriteye itaat etmemişti…  

Şayet Allah’ın ilkelerini baz alarak bir yaşam isteniyorsa ve gençlerimizin ateist ve deist olacaklarından korkuluyorsa, meal ve tefsirlerin gençlerimizin diliyle bir format atmanız lazım tıpkı bir computere format atar gibi gereksiz cümle yığınlarından arındırmalıdır. Kadın,  evrensel temel insan hakları ve yeni kuşağı yani z kuşağı dediğimiz gençlerimizi dikkate alarak meal ve tefsirleri gözden geçirilmesinin zamanı geldi ama geçmesine izin verilmemelidir ki gençlerimiz elden gidiyor feveranları olmasın.  

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments