H. Mehmet Bozdağ’dan Mektup-5 / Ahmet Gezer

0
539 views

Salgından sonra uzun bir süre görüş olmaması,sonra bir kişi ile, şimdi iki kişi ile ayda bir kez görüş yapabiliyoruz. Eskiden haftada bir, ayda birde açık görüştü, şimdi açık görüş kaldırıldı tedbir amaçlı kısıtlandı. En büyük sorunlardan biride , düzenli hastahane kontrollerine gidecek olursak, dönüşte 14 günlük karantina var. Bunu ve bulaşma riskini göze alamadığım için özellikle kalp kontrollerimi yaptırmayıp bekliyorum. Şimdilik sizlerde dikkatli olun , aşı gelinceye kadar kontrollü olmaya devam. Paranoya yapmadan ama boşvermeden de sosyal yaşamı sürdürmek önemli.

Covid-19 ile kapitalist modernite eşgüdümlü çalışıyor, insanları bir birinden uzak tutmak, sosyal yaşamı iyice bireyselleştirmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Oysa bizler sosyal varlıklarız. Toplumsallığın gereği birlikte, birbirimizle varız. İnsanı diğer varlıklardan ayıran toplumsallığıdır. Bilincimizle gerekli tedbirleri alarak soyal yaşamı çok canlı tutmak lazım. Dayanışma ruhunu bir kat daha artırarak yolumuza devam etmeliyiz. Zaafiyete yer olmamalıdır. Kapitalist modernite 500 yıllık tarihinde,13, 5 yıllık gelişmenin yarattığı eksileri , binlerce kat fazlasını yaparak zihniyeti, ruhu insanlığımızı paramparça etmeye çalışıyor. Kah başarıyor, kah boşa düşüyor, lakin insanlığın geldiği eşik, sınırda bilinçli olunmaz ise kaybetme riski var. Tabi bu kayıp sadece bizlerin kaybı değil evrenin kaybı olacaktır. İnsan türü canavarlaştığında Hiroşimada, Nagazaki’de Halepçe’de ve Şengalde gördük. İşte buna direnen ilk uygarlığın çıktı yer olan Mezapotamya, Ortadoğu kültürüdür. O yüzden savaş makinelerı eksik edilmiyerek, yok edilmek isteniyor. Fakat iyi bilmeliyizki , ilkler kolay kolay yok edilmez. AB klasik kapitalist devlet anlayışını reforme ederek çıkış arıyor. Kısmi devlet kastını gevşeterek başarsada, çok yetersiz kaldı. Çözüm radikal demokraside. Egemenler bunu kabul etmekten halen uzaklar. Lakin her kriz anından , kaostan kendini yeniliyerek çıktığı için ömrünü bugüne taşırabildi. Burzuvazi sadece üretim araçlarını yenilemekle yetinmedi, idolojik olarakta yenilemeyi kısmen başardı. Endüstri devrimi ile geçici olarak sağladığı refah durumunu iyi kullanarak, toplumsal varlık olan insanın duygusal zekasını yok etme çabasına girdi. Çünkü biliyorki, analitik zekayı egemen kılan onu dengeleyecek olan duygusal zekadan uzaklaştırabilir ise , işte o zaman toplumsal varlık olan biz insanları insanlığımızdan çıkarıp canavarlaştırabilir, paramparça edebilir. Parçalı olan ,dağınık olan kolay yutulur.

Burjuvazi egemenler çok elastikidir. Güç nereye evrilirse , topyekün kaybetmektense kendisini onun sahibi daha ateşli savucunusu kılar ve daha sonra reform ederek kendisinin idolojisine dönüştürür. Tarih boyunca bunun örneklerini görebiliyoruz. Neolitiği yaratan kadının özgürlükçü, eşitlikçi komünel yaşam ve yasaları( 104 M şuana kadar bulunan tabletler) erkek eğemenlikli sümerler sahip çıkıp kendine göre biçimlendirmiştir.  Sümer , Babil, Mısır köleci sistemine Nemrutlara başkaldıran Hz. İbrahim’in yaratığı tek tanrı inancı İbranilerin inancına dönüştürülüp birliklerini sağlayıp üstünlük sağladılar.

Köleci sisteme başkaldıran , feodal sistemin temellerini atan Hz. İsa , mazlumların, ezilenlerin, kölelerin, kadınların altsınıfın umudu, inancı iken, Roma Hiristanlığı resmi dini olarak kabul ederek köhnemiş köleci sistemindeki kısmi reformlarla kendisini yaşatmaya, ömrünü uzatmaya devam etti. Hz. İsa’nın bıraktığı yerden alıp , Arap yarım adasında yoksulluktan kıvranan kabileleri , Bedevileri bir yandan güvenli ticaret yapmak isteyen Mekke- Medine kabilelerini birleştirerek .( Tahminen 360 kabile, çünkü o dönem her kabilenin özel bir putu vardı ve bunlar Kabe’de muhafaza edilirdi. Hz. Muhammed 360 putu kaldırmıştı Kabe’de) Köleci uygarlığa son darbeyi vuracak devrimi yaparak feodalizmi yerleştirdi.

Hz. Muhammed’in ölümünden sonra Müslümalığı seçen Emeviler ve ardılları İslamiyetin devrimci yanını örgüllüyerek , egemenlikllerini kurma, fetihlerin aracı yapılır hale getirmişlerdir.  Demokratik yenilikçi yanı içtihatların önü kesilerek tamamen egemenlerce durdurulmuştur. Yine aynı şey reel Sosyalizmde yaşanmıştır. Daha nice örnekler var. En önemliside zihinlerde oynamak istenmektedir. Bu vesile ile binlerce yılda oluşan ahlaki , politik zihniyet yok edilmek istenmektedir. İçi boşaltılmış ”özgürlükçülük” anlayış bireysellik tanrılaştırılarak “ her koyun kendi bacağında asılır denilerek” her şeyi maddiyata bağlaması , kendini kurtar gerisi tufanda olsa seni ilgilendirmez anlayışı.  İnsanlığın kölesi olması gereken makinalar-teknoloji, tam tersine insanları makinaların kölesi haline getirdiler. Makinalar geliştikçe, insanlar işsiz ordusuna katıldı. Makinaların mülkiyeti toplumun olmak durumunda. Tüm zor, olumsuz işi makinalar yapmalıki , insanlar yeni icatlar, keşifler fikirleri yaratabilmeye vakitleri olsun.

Böyle düşünen , demokratik moderniteyi içselleştirecek , arayan milyonlarca insan var. Önemli olan devlet değil, sivil toplum- demokratik toplumdur. Bunları gören kapitalist modernite çok büyük bir kriz sürecine girmiştir. Krizden çıkış için, çözüm için zaman kazanmak sağ partileri , popüler kişileri ( Trump’u) iktidara getirdiler.  Ona rağmen kriz, sorunlar derinleşmeye devam ediyor. Bilinmeliki sorunları yaratanlar çözüm geliştiremez. Çözüm sosyalizmde , demokratik toplumdadır. Bunun için sosyalist devrimciler, demokratlar, anti- kapitalistler,çevreciler ve kadındır.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments